Geleceğin Teknolojileri Sayı 10
 
 

Sayın <##Adınız##> <##Soyadınız##>

Araştırma-geliştirme çalışmalarına yılda 5.2 milyar Euro'luk kaynak sağlayarak yenilikçi çözümler geliştirme konusunda dünyanın sayılı şirketleri arasında yer alan Siemens, geleceğin teknolojilerine ışık tutmayı sürdürüyor.

Siemens'in arge çalışmalarının sonucu olan yenilikçi çözümlerini sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

Saygılarımızla
Siemens San. ve Tic. A.Ş.


Oslo'ya çevre dostu metro

Siemens, Norveç'in başkenti Oslo'ya mevcut sistemden yüzde 30 daha az enerji harcayan çevre dostu trenlerin kullanılacağı yeni bir metro sistemi kuruyor. Yeni sistem, işletme giderlerinde de önemli ölçüde tasarruf yaratacak.

Oslo'daki yeni metro projesi, Siemens'in karbondioksit salımını düşürmek amacıyla ulaşım sektöründe enerji tüketimini azaltmaya yönelik çabalarının sadece bir bölümünü oluşturuyor.

Oslo'nun yeni metro sisteminde kullanılacak trenler, Siemens'in "Çevre Ödülü"ne layık görülen mühendisleri tarafından geliştirildi. Bu trenlerin en önemli özelliği, yapımlarında kullanılan malzemelerin yüzde 95'inin yaklaşık 30- 35 yıllık yaşam süreleri sona erdiğinde geri kazanılabilir olması. Demiryolu araçlarındaki yüksek enerji tasarrufu, elektrik sürüş sistemlerinin, tren fren yaparken jeneratör moduna geçerek üretilen elektriği elektrik şebekesine depolanmak üzere aktarması sayesinde başarılabiliyor.

Diğer yandan demiryolu araçlarının gövdelerinin tamamı, çok hafif bir malzeme olan alüminyumdan yapılıyor. Bu sayede tren hafif oluyor ve ivmelenmek için daha az enerji harcıyor. Siemens'in kurduğu yeni sistemde kullanılacak olan 63 trenin teslimatına, ayda iki trenin Oslo'ya ulaştırılması planı dahilinde başlanmış durumda. Oslo'nun metro sistemini işleten AS Oslo Sporveier, yeni trenlerin tamamının devreye alınmasıyla işletim maliyetlerindeki tasarrufunu yüzde 33'e çıkarılmış olacak. Siemens mühendisleri, Oslo'da kışların olağanüstü soğuk geçtiğini göz önüne alarak, trenleri eksi 25 santigrad derecelik çevre koşullarında bile çalışabilecek şekilde tasarladılar.

Geri dönüşümlü malzemeler

Siemens Ulaşım Sistemleri'ndeki mühendisler, trenlerde kullanacakları malzemeleri seçerken, işin çevresel boyutlarına odaklandılar. Çevre kirliliğine neden olabilecek malzemelerin kullanımından kaçındılar, malzemelerin bileşenlerinin ağırlığını mümkün olan en düşük seviyeye indirgemeye çaba harcadılar. Trenin modüler tasarımı da, bakım maliyetlerini düşürmek açısından kolaylıkla değiştirilebilir ve tamir edilebilir parçalar kullanılması anlamına da geliyor. Metro trenlerinde çöpe atılabilirlik kavramı, kullanılan malzemelerin yüzde 85'inin fiziksel anlamda tekrar kullanılması ve ilave bir yüzde 10'luk kısmın da ısı formunda yeniden kazanılmasına imkan sağlıyor. Bugünün fiyatlarıyla bir trenin içerdiği malzemelerin satışından 60 bin Euro civarında bir para kazanılabiliyor. 54.34 metre uzunluğunda olan trenlerle seyahat eden yolcular herhangi bir engelle karşılaşmaksızın boydan boya hareket edebiliyor. Üst hız limitleri saatte 70 kilometre ve boşken yaklaşık 94 ton ağırlığında olan yeni trenler başlangıçta 4 ve 6 numaralı metro hatlarında kullanılacak. Tüm trenlerinin tesliminin ise 2009 yazında tamamlanması planlanıyor. Siemens bu trenleri Viyana'daki tesislerinde üretiyor. Trenlerin dış görünümü ise Avusturya, Zell am See'deki Porsche Tasarım Stüdyoları tarafından tasarlanıyor.


Siemens el damarlarından kimlik analizi yapıyor

Siemens biyometrik sistemlerdeki teknolojisini yeni geliştirdiği el yüzeyi okuyucularında kullanıyor.

Sistemde kullanılan kızılötesi tarayıcılar sayesinde saniyeler içinde el taranarak kimlik tespiti yapılabiliyor. Deri altındaki damarların düzenini inceleyen sistem daha sonra tarama sonuçlarını bilgisayara önceden kaydedilen verilerle karşılaştırıyor.

Siemens'in biyometrik ID kartlarının son versiyonu bu pazardaki tüm önemli parmak izi okuyucularını, Fujitsu tarafından geliştirilen güvenli el okuyucularını ve Smart Kartları destekliyor.

Frost& Sullivian tarafından yapılan bir araştırmaya göre, güvenlik koruma sistemi pazarının önümüzdeki dört yıl içerisinde yalnızca Avrupa'da yaklaşık olarak 800 milyon'dan 1 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu büyümenin büyük bir kısmını ise biyometrik üreticiler oluşturacak. Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri tarafından geliştirilen el okuyucunun, şimdiye kadar yaygın bir şekilde kullanılan parmak izi okuyucu tekniklerinin tamamlayıcısı olduğu belirtiliyor.

Sistemin kişiyi tanımak için gerçek bir el teması gerektirmemesinin özellikle hastane gibi steril ortamlar için oldukça faydalı olduğu belirtiliyor.

 

 

 

İletişim
Özlem Aksoy
ozlem.aksoy@siemens.com

 

 

 

 

 

 


Resimi yüklemek için:
72 dpi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Resimi yüklemek için:
300 dpi


Resimi yüklemek için:
300 dpi