Siemens Global
 
 
Siemens Global Web Site


Sektörel Haberler

21. Yüzyılda İklim Değişiklikleri

118/2007 - 27.06.2007

1

Siemens sera gazlarını azaltmak ve iklim değişikliğini hafifletmek için verimi arttıran teknolojilere güvenmektedir.
Siemens, önde gelen çevre ve iklim koruma konularında çözüm sağlayıcı; ilgili teknolojilere yılda 2 milyar Euro'dan fazla yatırım yapan ve cazip pazarlarda önemli büyüme potansiyeline sahip bir firmadır.

Dünya genelinde iklim değişikliği bir gerçektir. CO2 limitlerini belirlemek ve etkin bir emisyon alışveriş sistemi kurmak için küresel bir çerçeve oluşturmak üzere devletler ve sanayiler güçlerini birleştirmelidir. Siemens Kurumsal Teknoloji yöneticisi ve Şirket İcra Kurulu üyesi Hermann Requardt yenilikçi çözümlerin daha fazla kullanılmasının sera gazlarının yayılmasını önlemenin temeli olduğuna inanmaktadır. Almanya, Erlangen'deki bir Medya Zirvesinde Requardt söyle dedi: "Bu çözümlerin çoğu zaten bugün mevcut. Hemen hemen her güç üretimi, güç transmisyonu ve güç kullanımı alanında bu konuyla ilgili örnekler vardır- binalarda, ışıklandırmada, ev aletlerinde, ulaşım ve sanayide, örneğin. Siemens enerji tasarrufuna yardım eden ve sera gazlarının emisyonunu her yönden sınırlayan teknolojik yenilikler geliştirmektedir." Siemens çevre ve iklimle ilgili çözümler için toplamda yaklaşık 30.000 patenti elinde tutmaktadır ve konuyla ilgili AR-GE çalışmalarına yılda 2 milyar Euro'nun üstünde yatırım yapmaktadır. Sadece Siemens'in portföyünde bulunan 10 önde gelen teknoloji sayesinde, teknolojiyle ilgili CO2 emisyonunu 10 milyar ton azaltabilir- şimdiki seviyenin %40'ına eşit. Şirket 2011'e kadar fabrika ve şirket yerlerindeki enerji etkinliğinde %20'ye varan artışa ulaşmayı planlamaktadır.

Son 50 yılda, dünya atmosferinin ortalama sıcaklığı her 10 yılda 0,13 derece arttı. Etkileri özellikle Kuzey Kutup Noktasında belirgindir. Son 100 yılda, kuzey kutup bölgesindeki ortalama sıcaklıklar dünyanın geri kalanının iki katı hızla yükseldi. Eğer bu eğilim devam ederse, 21. yüzyılın ortasına gelmeden Kuzey Buz Denizi'ndeki buzlar tamamen eriyecek. Yavaşlatılamayan iklim değişikliğinin beklenen diğer sonuçları arasında kuraklık, sel, fırtına, çok fazla sayıda bitki ve hayvan türünün soyunun tükenmesi, açlık ve büyük çaplı insan göçü yer alır. Ekonomik alanda, iklim değişikliğinin doğrudan sonuçları dünyanın gayri safi milli hasılasını yılda %5 düşürebilir. Dünya çapında enerji talebi arttığından- 2030'a kadar temel enerji ihtiyaçları (kömür, petrol, doğal gaz, nükleer enerji ve yenilenebilir enerjiler) 2004'te olduklarından yaklaşık %50 daha fazla olacaktır- gelecekteki ekonomik gelişmeyi ve refahı garantilemek için ve iklim değişikliği zorluğunu herkes için bir fırsata dönüştürmek için çok sayıda teknolojik çözümün hayata geçirilmesi gerekecektir.

Enerji üretimi, dağıtımı ve kullanımında artan verim ¢¢â€š¬" hem üreticiler hem de tüketiciler açısından- kilit rol oynayacaktır. Requardt "En iyi enerji kullanmadığınız enerjidir, çünkü enerji tasarrufu sera gazları emisyonunu etkin şekilde kısıtlamanın tek yoludur. Kendi özelliğinden dolayı artan verim müşterilere de fayda sağlar çünkü kaynak tüketimini ve maliyetini azaltır" düşüncesindedir.

Siemens ürün ve çözümleri çevreyi korumaya ve yaşam kalitesini iyileştirmeye katkı sağlar. Şirket çevreyi ve iklimi koruma alanında yaklaşık 30.000 patenti elinde tutmaktadır. Bu yenilikler uzun vadeli büyüme için ortalamanın üstünde imkan sağlar. Yenilikler başarının anahtarıdır. Herman Requardt "Çevre dostu teknolojilere yılda 2 milyar Euro nun üstünde yatırım yapıyoruz. 50.000 AR&GE çalışanımız Siemens'in çevreyi ve iklimi korumadaki iş faaliyetlerinin gelecekte daha da önem kazanmasını sağlıyor" şeklinde açıklamada bulundu.

Bugün sera gazları emisyonu toplamda yılda yaklaşık 44 milyar ton CO2'e denk geliyor. Bu emisyonlardan 25 milyar tonu enerji ile ilgili (geri kalanı tarım ve ormancılık tarafından üretiliyor). Sadece hepsi de Siemens portföyünde bulunan10 önde gelen teknolojiyi dünya çapında uygulamak 2050 yılına kadar CO2 emisyonlarında yıllık 10 milyarlık düşüş sağlayacaktır- yani enerjiyle ilgili tüm emisyonlarda yaklaşık %40 azalma-. Ve bu rakam gelecekteki teknolojik ilerlemeyi ya da büyüyen pazarları göz önüne almamaktadır. İşte potansiyel tasarrufa birkaç örnek:

Etkin elektrik üretimi

Etkin elektrik transmisyonu


Etkin elektrik kullanımı

Çevreyi ve iklimi koruma Siemens'in yeni Fit for 2010 programının kilit parçasıdır. Siemens için, iklimi korumak sadece toplum için bir zorunluluk değil aynı zamanda önemli büyüme oranları olan bir iş fırsatıdır- örneğin, 2020'ye kadar yenilenebilir enerjilerden olan tüm enerji üretiminin %50'sini oluşturması beklenen (su hariç) rüzgar gücünde. Uzmanlar rüzgar gücü sistemleri için dünya pazarının 2010'da yaklaşık 10 milyar Euro dan (2004'te) 25 milyar Euro ya büyüyeceğini tahmin etmektedir- yıllık %14'lük artış. Siemens'in rüzgar gücü işi sadece son 12 ayda yaklaşık %50 büyüme gösterdi.
Büyüyen pazarlar şirketler için her zaman caziptir. Requardt "iklimi koruma üçlü kazanç haline gelebilir: müşteriler, doğa ve ancak iklimi koruma konusunda müşterileri için çözümler ve ürünler sunan şirketler kazanabilir" dedi. Enerji etkin motorlar iyi bir örnektir: Siemens'in ileri, elektrik tasarrufu sağlayan motorlarını kullanarak ve motorun dönüş hızını frekans çeviricilerle kontrol ederek müşteriler elektrik maliyetlerini %60'a kadar azaltabilir. Sonuç olarak, bu tarz enerjilere yatırımlar iki yıldan daha az sürede kendi kendini ödemektedir. CO2 emisyonlarının azaltılmasından çevre faydalanmaktadır ve potansiyel etkileyicidir: elektrik enerjileri tüm endüstriyel elektrik tüketiminin yaklaşık %65'ini oluşturur. Dünyadaki endüstriyel motorları enerji tasarrufu yapan motorlarla ve frekans çeviricilerle değiştirmek CO2 emisyonunu yılda 360 milyon ton azaltacaktır. Siemens gibi bir üretici için endüstriyel motorları değiştirme pazarı çok caziptir. Sadece Almanya'da tüm endüstriyel motorların %88'i kontrolsüzdür- çok büyük bir tasarruf potansiyeli.
Geniş enerji karışımı rekabet fiyatlarında sürekli ve iklime uyumlu elektrik üretiminin ön koşuludur. Buna, bir taraftan su, rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermik sistemler gibi yeniden üretilebilir enerji kaynaklarının gelişimi ve atık malzemelerden elektrik üretimi ve nükleer gücün ileride kullanımı ve sonra da nükleer füzyon dahildir. Elektrik üretimini daha dağınık hale getirerek yeniden üretilebilir enerji kaynakları yeni zorluklar çıkaracaktır- örneğin elektrik şebekesinin sabitliği. Diğer yandan, kömür ve gaz görülebilir gelecek için enerji karışımının önemli bir parçası olmaya devam edecek- yüksek enerji yoğunlukları, geniş kurulu elektrik santrali üssü ve önemli rezervlerin bulunmasından dolayı. 2020'de dünyada üretilen tüm elektriğin üçte ikisi hala fosil yakıtlardan üretiliyor olacak.
Bu yüzden, gelişmiş, verimi yüksek elektrik santralleri daha fazla CO2 azaltımı sağlayacak. Siemens potansiyel azaltımların 2050'ye kadar toplamda 4 milyar tonun üstünde olacağını tahmin etmektedir. CO2 tutulması ve yeraltı haznesi aynı zamanda karbon dioksit için sağlam saklama alanlarının tespiti de iklim değişikliğini hafifletme çabalarının önemli yönleridir.

2011'e kadar iç enerji veriminde %20 artış

Siemens dünya çapındaki üretim tesisleri için yeni enerji verim programı başlattı. Hedef üretim hacmine ve kıyaslanabilir portföye göre enerji verimini 2006'dan 2011'e kadar %20 arttırmak. Siemens'in çevresel raporlama sistemi şu anda dünyada 300 yeri kapsamaktadır. Bu yerler şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık %80'ini oluşturmaktadır. Aynı enerji karışımı ve üretim hacmiyle, verimde %20 lik artış buna denk gelen CO2 emisyonlarında azalma sağlayacaktır. Elektrik ve ısı tüketiminin, endüstriyel gazların kullanımının, motorlu havuzun çalışmasının ve iş gezilerinin sonucu olarak Siemens şu anda yılda 4,53 milyon tona denk gelen CO2 çıkarmaktadır.

Daha fazla bilgi için: www.siemens.com/presse.

geri

 
2