Siemens

Siemens Sanat
1

Sınırlar-Yörüngeler 05-06

Şimdiki zamanın içeriğini, durağan yapıdaki temsil etme fikri yerine, evrim fikri oluşturmaktadır. Görüntünün gözden düşmesi, nesnenin tapınımsal değerini yitirmesine neden olur. Bu durum nesnenin kullanım değeriyle sergilenme (seyirlik) değerini eşitler ve bakışı görüntünün cazibesinden uzaklaştırır. Temsilden sızarak cisimleşen yaşamsal formlar, kullanım değerleriyle kişiler, şeyler ve olaylara gerçek bir vücut ile gerçek bir hayat vermektedir. Sanatçılar tarafından ikinci bir hayatın soluğu üflenmiş olan bu formlar, ilişkisel sosyal formların başkalaşımlarına yeniden sokulmakta ve onlara kendi zamanında ve mekanında yaşanabilir bir yer bulmaktadır.

Sınırlar-Yörüngeler 05-06"da yer alan 18 genç sanatçı, suretin donuk temsil formları ile yapıtın kökenindeki gerçekliğin formları arasındaki sınırları silikleştirilerek, diyalektik ilişkisinin bütünselliğini deneyimliyorlar. Bazen atak bazen de edilgen tavır sergileyerek, görüntüyle gerçeğin ayrımına varmaya çalışıyorlar. Serginin çoğunluğu resim, video, yerleştirme ve dijital çalışmalardan oluşuyor.

Seval Şener'in resimleri, suretten surete yeniden yapımla görüntünün oyalayıcılığına karşı eleştirel bir tutum sergiliyor. Sibel Horada Coşkun'un yerleştirmesi, kendi bedeninin değişimini, bedeninin artıklarının tanıklığı ile okumayı deneyimliyor. Türkay Çotuk, görüntü ve sesin kendisini tekrar ettirerek, kendi gerçeklik temsilini iptal ediyor ve geriye kalan ruhunun videodaki yansımasıyla karşı karşıya bırakıyor izleyiciyi... Zekine Kundukan'ın resimlerinde travmanın terapisinde, masumiyetin pornografisine sığınarak bölünmüş ruhların, sağaltım imgeleri karşılıyor bizleri. Sevgi Arı'nın kolajları, görüntülerin gösterge değerleriyle anlatım değerleri arasındaki sapmalar ve kopuşların yarattığı görüntü kapasitesine işaret eden, dijital birimlerden oluşuyor. Fırat Neziroğlu, güncel bir formun sıradanlığını dokuma tekniği aracılığıyla çoğaltarak törenselleştiriyor. Demet Yalçınkaya, tuvallerinde tepkisel bilincin diyalektik ilişkisini pentürle dolayımlayarak sorguluyor. Çiğdem Menteşoğlu, yerleştirmesinde görüntüyü şeyleştirerek, bizi asıl temayla karşı karşıya bırakıyor. Öner Özlü'nün foto videosu, binlerce fotoğraf karesinde dondurulan görüntüyle hafıza arasında mesafe oluşturuyor ve art arda dizilmiş fotoğraf karelerinden video görüntüsünü, hareketin göstergesiyle

dışlaştırıyor. Burcu Yağcıoğlu, kendisini minimalize edilmiş dışavurumlarla ifade ediyor resimlerinde... Eşref Yıldırım'ın yerleştirmesi, şiirsel metnin şifrelenmesini içeriyor. Ahmet Kocataş'ın resimlerinde, bakış görüntünün arkasında saklı kalmış gerçeğin sızıntılarını açığa vurma çabası gösteriyor. Hasan Aksaygın, var olduğu coğrafyanın travmalarının taşıyıcı öznesi olarak, tuvallerinde kendi varlığına-varoluşuna ilişkin soru formları geliştirmeye çalışıyor. Ercan Vural, hazır nesne aracılığıyla edilgen, pasif-agresif ajitasyonları deneyimliyor yerleştirmesinde. Reysi Kamhi, siber alanın mahremiyetimize müdahale edip özgürlüğümüzü ortadan kaldıran temsili görüntülerini, tekrar resimleyerek parodisel girişimlerde bulunuyor. Gökçe Er'in resimlerinde, güncel temalar, görüntü ve bakış arasındaki mesafeyi iptal etmesine rağmen, seyirlik olma sırrını sürdürüyor. Hatice Karadağ, videosunun içeriğini, natürmort nesneleri arasında bir tür temsili transformun yontularıyla oluşturuyor. Ali İbrahim Öcal'ın video çalışması ise, temsil nesneleri üzerinde farklı okumaları talep ediyor.


Sergide yer alan çalışmalar temsil ettikleriyle değil, izleyicinin okumalarıyla katmanlaşarak yeni formlarına kavuşuyor.

Mürteza Fidan
T. Melih Görgün

Nisan, 2009