Siemens

Siemens, İstanbul’da düzenlenen Dünya Enerji Kongresi 2016’da, B5/E22 standında

Siemens, İstanbul’da düzenlenen Dünya Enerji Kongresi 2016’da, B5/E22 standında

10.10.2016

Gaz: Uzun ömürlü ve vazgeçilemez bir enerji kaynağı

Siemens Petrol ve Gaz Bölümü CEO'su Willi Meixner, İstanbul'da gerçekleştirilen Dünya Enerji Kongresi 2016'da gazın uzun ömürlü bir enerji kaynağı olarak vazgeçilemez konumunu vurguladı. Uluslararası enerji kongresinin açılış etkinliğinde enerji sektörünü değerlendirenWilli Meixner, düşük maliyetli, güvenilir ve minimum seviyede CO2 emisyonuna sahip temiz enerji kaynağı elde etmenin zorluklarını dile getirdi. Meixner, Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) gibi organizasyonlar ve şirketlerin önde gelen temsilcileriyle "2060 Senaryoları: Büyük Dönüşüm" konusunu tartıştı.

Paris'te gerçekleşen Dünya İklim Zirvesi'nde üzerinde uzlaşma sağlanan anlaşma 55'ten fazla ülke tarafından imzalanmış durumda. Bu anlaşma, CO2 emisyonunda önemli bir azalma sağlamak üzere oluşturulmuş bir ölçümleme listesi içeriyor. Dünya İklim Zirvesi'nde belirlenen hedef, küresel ısınmayı 2°C'nin altında sınırlamak. İklim hedeflerine ulaşmanın yanı sıra enerji kaynaklarına mümkün olan en fazla sayıda insanın erişebilmesini sağlamak da amaçlanıyor. Şu anda dünyada yaklaşık 1 milyar kişi elektrikten yararlanamıyor. Bu durum eğitim ve gelişim açısından endişe yaratırken, uzun vadede geleceğe dönük beklentilerini de kısıtlıyor. Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre dünya nüfusu bu yüzyılın ortalarında 9,5 milyara ulaşacak. Meixner bu zor durumu şu şekilde özetliyor: "Artan dünya nüfusuna gelecek yıllarda, uygun maliyetli ve güvenilir bir elektrik enerjisi kaynağı sağlamak istiyorsak, önümüzdeki 35 yıl içinde şu anda Çin'de üretilen enerji kapasitesini üç katına çıkarmamız gerekiyor."

Artan verimli enerji üretimi ihtiyacı, global kapasitelerde önemli bir büyümeye yol açacak. Siemens'in hesaplarına göre 2030 yılında merkezi olmayan enerji sistemleri ek kapasite ihtiyacının yarısını karşılayacak. Bu doğrultuda, dünyada rüzgar enerjisi ve fotovoltaik enerji önemli bir rol oynayacak. Devlet sübvansiyonları sayesinde rüzgar enerjisi ve fotovoltaik enerji şu anda nispeten daha düşük bir maliyete sahip. Fotovoltaik enerjinin maliyeti 2000-2015 yılları arasında yılda yüzde 7 oranında düştü. Offshore (deniz üstü) rüzgar enerjisinde de fiyatların 2015'ten 2020'ye kadar üçte bir oranında düşmesi bekleniyor.

Ancak tek başına yenilenebilir enerjinin gelişimi yeterli değil. Meixner bunu şu sözlerle vurguluyor: "Giderek artan talep açısından bakıldığında kendimize koyduğumuz hedeflere ancak uzun ömürlü doğalgaz kullanımı ile ulaşabiliriz. Eğer bazı şeyleri tek gecede değiştirebilseydik ve dünyadaki tüm kurulu verimsiz kömür yakıtlı santraller yüksek verimli gaz yakıtlı santraller dönüştürebilseydik CO2 emisyonunu anında yaklaşık yüzde 40 oranında azaltabilirdik."

Bu tip bir yapısal değişiklik aynı zamanda ekonomik açıdan da avantajlı. Uzmanlar gaz fiyatının en azından 2025'e kadar şu anki seviyede kalacağını tahmin ediyorlar. Sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) kullanımı, boru hatlarıyla gazın ulaşılamayan bölgelerde yaşayan insanların, enerji kaynağı olarak gazı kullanabilmeleri anlamına geliyor. Malta adasında, Siemens, müşterisi Electrogas Malta için adanın enerji ihtiyacının yarısını karşılayan bir gaz ve buhar türbinli elektrik santrali kurdu. Güvenilir bir gaz kaynağı sağlamak için, bir LNG depolama tesisi ve sıvılaştırılmış doğal gazın yeniden gaza dönüştürüldüğü bir santral inşa edildi.

Tüm enerji kaynaklarının entegre edilmesi için de AkıllŞebeke önem kazanıyor. Bu sayede, depolanan enerji rezervlerini kullanmaya başlayarak, farklı tarifelerdeki enerji akışı kontrol edilebili ve kaynaktaki dalgalanmalar dengelenebilir. Siemens bu alanda da öncü bir rol üstleniyor. Örneğin Siemens, Galapagos Adaları'nın en büyüğü olan Isabella'da bir fotovoltaik biyoyakıt hibrit elektrik santrali siparişi aldı. Proje, bir fotovoltaik sistem, Jatrofa yağı ve dizel yakıt ile çalışabilen ikili bir yakıt sistemi ve 3,3 megavat saatlik bir enerji depolama sisteminden oluşuyor.

Siemens, Dünya Enerji Kongresi'nde, uzun ömürlü enerji kaynakları ile ilgili teknik bir rapor sunacak. Bu ödüllü raporda Siemens Dresser-Rand'dan Patrice Bardon, LNG santrallerinde doğru sürücülerin seçimi için bir geliştirilen konfigürasyon yazılımını anlatacak.. Yazılım, elektrik santrali operatörlerinin kendi özel prosesleri için en verimli sürücü ünitesini seçmesini sağlıyor. Bu yazılım, seçim işlemini buhar, endüstriyel ve aero-gaz türbinleri ileelektrik motorlarını analiz ederek gerçekleştiriyor.. Enerji ve maliyet yoğun bir süreç olan doğal gazın sıvılaştırılması, toplam LNG maliyetinin yüzde 30-40'ını kapsıyor.

Siemens Türkiye'den Zafer Gürsoy da kongre kapsamında çevreye uyum ve kaynakların korunması sorunlarına odaklanarak, büyük gaz türbinli elektrik santrali teknolojileri ile ilgili bir sunum gerçekleştirecek. Gürsoy, bu konuyu Lausward kombine çevrim santrali ve Siemens'in şu anda inşa ettiği her biri 4,8 gigawat kategorisindeki üç kombine çevrim santrali içeren Mısır'daki megaproje örnekleriyle detaylandırıyor. Siemens Finansal Servisler'den Howard Gooder ise sunumunda kamu kuruluşlarının - özel sektörle birlikte- rüzgar, fotovoltaik ve doğal gaza dayalı temiz enerji projelerine yatırımlarını ve bunların Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmaya nasıl yardımcı olduğunu açıklayacak.

Siemens, Dünya Enerji Kongresi süresince B5/E22 standında tüm yenilikçi enerji çözümlerini sergileyecek.

Bu basın bültenine internetten ulaşım için: www.siemens.com/press/PR2016100019PGEN

Dünya Enerji Kongresi'nde Siemens'in aktiviteleri hakkında daha fazla bilgiye şu adresten ulaşılabilir: http://www.siemens.com/global/en/home/company/fairs-events/world-energy-congress.html

Facebook Twitter Bizi takip edin
Alternate Text Siemens News