2050 yılında dünya nüfusu yaklaşık 9.3 milyar olacak ve nüfusun çok büyük bir kısmı metropollerde yaşayacak. Dünya nüfusu artmakla kalmıyor demografik değişimin bir sonucu olarak yaş piramidi de değişiyor. Yakında, insanlık tarihinde ilk defa, 60 yaşın üstünde 15 yaşın altındaki kadar insan olacak.
Bu gelişmeler, önümüzdeki yıllarda insanlığın üstesinden gelmesi gereken sorunların neler olduğunu açıkça ortaya koyuyor: Kıt kaynakları korumak, temiz bir çevreyi muhafaza etmek, yeterli su kaynakları sağlamak ve atık suların yok edilmesini temin etmek, insanların ve eşyaların verimli ve güvenli ulaşımını sağlamak, çevre dostu bir şekilde enerji üretmek ve dağıtımını yapmak, yaşam kalitesini artırıcı ucuz sağlık hizmetleri sunmak.
Siemens'in dünyanın dört bir yanındaki araştırma-geliştirme çalışanları dünyayı daha iyi yaşanacak bir yer haline getirmek için araştırmalar yapıyor. Şirket geçtiğimiz yıl, araştırma ve geliştirmeye 5,2 milyar € harcadı. Siemens CEO'su Klaus Kleinfeld, Berlin'de yapılan basın toplantısında bunun tüm Avrupa Birliği'nin araştırma bütçesinden daha fazla olduğunu söyledi.
Siemens ar-ge çalışmalarını üç ana eksen etrafında topluyor.
Enerji ve çevre
Otomasyon ve kamu/özel altyapı çalışmaları
Sağlık hizmetleri
Uzun vadede bu üç alanda lider konumunu pekiştirmeyi hedefleyen Siemens, bu amaç doğrultusunda, dünyada konusunda uzmanlaşmış şirketleri satın alıyor.
Kleinfeld, basın toplantısında "Amacımız küresel ekonominin iki katı hızda büyüyerek, gruplarımızın yenilikçilik konusundaki liderliğini garanti altına alacak sürdürülebilir karlılığa ulaşmaktır. Organik olarak büyüyeceğiz ve satın alımlar yoluyla pozisyonumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Bugün, Siemens dünya çapında elektrik santralı teknolojisi, otomasyon üretimi, tıp mühendisliği, akıllı trafik yönetimi ve yangından korunma alanlarında lider konumunu muhafaza ediyor. Siemens, farklı nedenlerle liderliği elinde tutamadığı alanlarda ise çeşitli ortaklıklar kuruyor.
Siemens - Geleceğin ilk on yatırımcısından biri
Geçtiğimiz yıl ar-ge çalışmalarına 5,2 milyar Euro ayıran Siemens, geleceğe yönelik yatırımlar yapan dünyanın ilk on şirketinden biri olma ünvanını taşıyor. Siemens'in ar-ge tesislerinde 30 bini yazılım geliştirme uzmanı olmak üzere yaklaşık 47 bin kişi çalışıyor. Sadece geçtiğimiz mali yılda, çalışanlar 8.800 yeni buluş yaptı. Amerikan Patent Kurumu, The Intellectual Property Owners Association, Siemens'i 2005 yılı ABD patent sahipleri listesinde dokuzuncu sıraya yerleştirdi. Geçen yıl ABD'de, şirkete çoğu sağlık hizmetleri, ulaşım, enerji, su ve otomasyon gibi kilit altyapı alanlarında olmak üzere 1.345 patent verildi.
Şirketin en büyük araştırma merkezleri Avrupa ve ABD'de olmasına karşılık, geçtiğimiz yıl sadece Çin'deki patent kayıtları yüzde 125 arttı. Halihazırda 53.000'den fazla patente sahip olan Siemens geleceğin dünyasının sorunlarını çözecek bilgi birikimine şu anda sahip bulunuyor.
Buluşlar iş ve zenginlik sağlıyor
Klaus Kleinfeld Berlin'de yapılan basın toplantısında "Yenilikçi teknolojilerden kazandığımız para rekabet edebilme gücümüzü artırıyor. Böylece uzun vadede iş imkanını garanti altına alıyor"dedi. CEO, buna örnek olarak Tıp Çözümleri Grubunu gösteriyor. Bu grup sadece satışlarını ve karını önemli ölçüde artırmakla kalmayıp, şimdi eskiye nazaran çok daha fazla insan çalıştırıyor. 1998 yılında Tıp Çözümlerinde 4.865 kişi çalışırken bugün çalışan sayısı 6.157 kişiden oluşuyor.
Megatrend: Demografik değişim
Dünya genelinde nüfus gelişimi bölgeden bölgeye büyük ölçüde değişiyor. Gelişmekte olan ülkelerde nüfus hızla artarken, bir çok sanayileşmiş ülkede nüfusun azaldığı görülüyor. Diğer taraftan dünyanın her yerinde yaşam süresi artıyor. Çocukların küresel nüfus içindeki yüzdesi önümüzdeki elli yıl içinde düşmeye devam edecek. 2050 yılında, tarihte ilk kez, 15 yaşın altındaki insan nüfusu kadar 60 yaşın üstünde insan nüfusu olacak. Devrim yaratan tıbbi gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkacak sağlık hizmetleri yeni ve ilginç pazarlar yaratacak.
Megatrend: Şehirleşme
Bugün dünyada, on milyondan fazla nüfusa sahip yirminin üzerinde şehir bulunuyor. Dünya çapında şehirleşme devam ettiği sürece şehir nüfusları daha da artacak. Birleşmiş Milletlere göre, 2015 yılında şehirlerde yaşayan insan nüfusu kırsal bölgeler yaşayanların sayısından daha fazla olacak. 2015 yılına kadar dünyadaki mega şehirlerin nüfusları %25 oranında artacak. İş faaliyetleri her zamankinden daha fazla şehirlerde yoğunlaşacak. Daha şimdiden Tokyo kendi ülkesinin GSMH'nın yüzde 40'ını, Paris yüzde 30'unu, Shanghai yüzde 9'unu karşılıyor. Siemens kapsamlı altyapı portföyü ile, şehirleşmenin arttığı dünyada ihtiyaç duyulan çözümleri üretecek kapasiteye sahip bir şirket olarak ön plana çıkıyor.
Nüfustaki demografik değişimin ve şehirleşmenin ise gelecekte çok önemli sonuçları olacak:
Kıt kaynakların verimli bir şekilde kullanılması: Alman Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı'na göre, dünyanın bilinen petrol rezervleri 43 yıl daha dayanacak. Henüz geliştirilmemiş rezervler de dikkate alındığında, dünyada 67 yıl daha yetecek kadar petrol rezervi bulunuyor. Halen Siemens tarafından üretilmekte olan dünyanın en büyük ve en verimli gaz türbini, giderek azalan kaynakların verimli kullanımına önemli bir katkıda bulunacak. Bu yeni türbinde kullanılan teknoloji birleşik gaz ve buhar üretiminin verimliliğini yüzde 58'den yüzde 60'a çıkarıyor.
Çevreyi korumak: UNICEF'e göre, halihazırda 1.2 milyar insan temiz içme suyuna sahip değil. Buna ek olarak 2.4 milyar insan da atık su sistemine sahip değil. Gelişmekte olan ülkelerde kirli sular her yıl 5 milyon insanın ölümüne neden oluyor. 2025 yılına kadar su sarfiyatının yüzde 40 artması beklendiğinden ileride su daha da önemli bir sorun haline gelecek. Su tedariki ve atık su kullanımı 290 milyar Euro'luk hacmiyle dev bir pazar. Siemens su arıtım ve dağıtımından atık su işlemeye kadar bir dizi akıllı çözüm sunuyor.
İleri tıp mühendisliği ve ucuz sağlık hizmetleri vasıtasıyla yaşam kalitesini artırmak: Yaşam süreleri arttıkça sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artmaya devam edecek. Aynı zamanda, ileri tıp mühendisliği yaşam kalitesini fark edilir derecede iyileştirecek. Sağlık hizmetleri sağlayanların önceliği, verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmektir. Tıp mühendisliği konusunda yeni buluşlar yapan bir lider olarak, Siemens sağlık hizmetleri maliyetlerini düşürecek ve kalitesini önemli ölçüde arttıracak teknolojiler geliştiriyor. Teşhisle ilgili sistemlere ilave olarak, şirket bilgi teknolojileriyle ilgili uçtan uca çözümler de sunuyor. Bilgiye dayalı tıp, teşhis hızını ve doğruluğunu artırıyor. Geleceğin en önemli buluşları olan dijital hastane ve sağlık kartları artık pek çok yerde kullanılıyor. Dünyanın bir numaralı e-sağlık çözümleri tedarikçisi olan Siemens, yılda yaklaşık 1 milyar Euro'luk satışla uzmanlığını sürekli olarak artırıyor.
Trafik: Kamu ve özel araç sayısı günümüzde hızla artıyor. Büyüme özellikle yeni pazarlarda görülürken, Siemens akıllı trafik çözümleri ile bu konuda iddiasını koruyor.
Artan güvenlik ihtiyacı: Büyük şehirlerde güvenlik daima önemini koruyor. Dünya Bankası'nın araştırmasına göre şiddet, Latin Amerika'nın GSMH'nın yüzde 14'üne mal olmaktadır. Gelecekte dünya çapında kamusal alanda olduğu kadar binalarda ve ulaşımda da güvenlik ihtiyacı giderek artacak. Olimpiyatlar, dünya şampiyonaları gibi büyük organizasyonlar ile trafikleri giderek yoğunlaşan uluslararası havaalanları, insanların yer değiştirme konusunda hızlı ve etkili çözümlere ihtiyaç duyduğu alanlardan birkaçı. Siemens, Lufthansa ile birlikte halihazırda "Trusted Traveller" (Güvenilir Yolcu) adı verilen ve parmak izi ve göz taraması gibi biometrik veriler kullanarak yolcuları tanıyan ve uçağa binişi hızlandıran bir biometrik yolcu tanıma sistemini test etmektedir. Şirket halen, Almanya'nın Stuttgart şehrindeki Gottlieb-Daimler-Stadyumu için RFID-teçhizatlı giriş biletlerine dayalı yeni bir bilet sistemi geliştirmektedir.